Şehirleri İyileştirmede Büyük Verinin Kullanımı

Ülkemizde yakın bir vakitte yerel seçimler yapılacak. Bu seçimler belediye başkanlarının ve belediye ekiplerinin değişimine haliyle vizyonların da değişimine yol açabiliyor. Toplumdaki her bireyin beklentisi yaşam standartlarının iyileştirilmesi.

Dünyada akıllı şehirler başlığı altında gelişen ve yeni dünyaya adapte olan şehirler oluşmaya başlıyor. Haliyle bu teknolojik ve sosyolojik vizyon değişikliğini bizler de yaşadığımız büyük şehirlerde görmek istiyoruz.

Örnek verecek olursak şehirlerin en büyük sorunlarını büyük veriyi kullanarak çözmek veya azaltmak mümkün. Örneğin sosyal medya ve hava durumu verilerini kullanarak veya gerçek zamanlı trafik bilgilerine dayanarak trafik akışlarını optimize edebiliriz.

 

Akıllı şehir projelerinin ilk adımı ulaşım ve hizmet alanındaki iyileştirmeler ile atılıyor. Trafik durumuna göre varış saatleri, varış süresinin yoğunluğa göre ölçülmesi ve hatta mesafe bağımsız en hızlı varış noktalarının tespiti bu konuda şimdiden kullanılmaya başlanan teknolojiler arasında.

Örneğin kayıp/kaçak elektrik,su kullanımlarını anlık olarak ölçmek, aşırı durumlarda anında tespit edebilmek büyük bir ekonomik kazanç olabilir. Ülkemizde mobil sayaç okuma cihazları ile gerçekleştirilen fatura kesimi işlemini de büyük bir dönüşümle yeni teknolojiye geçirmek yapılması gerekenlerin başında geliyor. Kısa vadede dönüşüm büyük bir maliyet olsa da uzun vadede büyük derecede karlılık ve tasarruf getireceği aşikar.

Amerika’da bu teknolojiler bir süredir kullanılıyor. Los Angeles, trafik ışıklarını ve şehir etrafındaki trafik akışını (veya trafik sıkışıklığını) kontrol etmek için manyetik yol sensörlerinden ve trafik kameralarından gelen verilerden yararlanıyor.

Bu takip sistemi, şehir genelinde 4500 trafik sensörünü kontrol ediyor ve bu sayede trafik sıkışıklığını %16 oranında azalttığı söyleniyor.

Porto’da, çöp kutuları dolduğunda kentin atık yönetimi departmanına sensörler bilgi gönderiyor. Çöp kutuları dolu olduğu zamanlara göre çalışma saatleri ayarlanıyor ve bu şekilde hem yakıttan, hem iş gücünden tasarruf ediliyor.

Türkiye’de akıllı trafik sistemleri ve  doğalgaz-su-elektrik kontrolü (kayıp/kaçak kontrolü) yapılmaya başlanırsa bu yöntemler 5-10 yıl gibi bir sürede büyük bir geri dönüşüm sağlayacak.

E-fatura sisteminin vergi kontrolünde kullanılmaya başlanılmasının etkilerini bir kaç yıl içerisinde göreceğiz. Aynı şekilde toplumsal ihtiyaçları da bu akıllı şehirler ile çözmek mümkün.

Yeni seçimler yaklaşırken, başkan adaylarından duymak istediğimiz şeyler arasında bu projelerin de olduğunu şahsım adına söylemek istiyorum.

Bilime ve istatistiğe güvendiğimiz sürece güvenli, ekonomisi güçlü ve yaşanabilir bir ülke olmayı başarabilir ve sürdürebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir